Nisan 07, 2008 |
"misafir." umduğunu déğiL.. |
Peçete üzerine ßir $arkı ismi karaLayıp ßu pusuLayı sahneye göndermek ve akaßinde adı geçen $arkıyı dinLemeyi ßekLemek ßüyük yanıLgıdır çoğu zaman.. O $arkı saatLerce çaLmaz; mekandan çıkmak üzereyken siz; dinLemek istediğiniz $arkının iLk notaLarı iLi$ir kuLağınıza.. Nedeni ßasittir; $arkıcıLık keyfe keder ßir i$tir ve mikrofon kimdeyse patron odur.. ßazı $eyLer içinde sıkı$ıp kaLmasın diye yazanLar da ßöyLedir çoğu kez; istek üzerine oturup da yazı yazacak haLLeri yoktur.. Okuyanı da pek ciddiye aLmazLar esasen, ister okusun, ister okumasındır.. Maksat rahatLamaktır. ßir de ßunun yanı sıra; kendini fazLa ciddiye aLanLar, emir cümLeLeri kuLLananLar hatta daha da kendini ßilmez ßir haLe ßürünüp kaLem sahißini tahrik edici cümLeLer kurmaya çaLı$anLar vardır ki; derinden ßir "Hassiktir Lan!" diyesi gelir insanın. -Hatta der.- Kimseye neyi ne kadar ßiLdiğini, neyi nasıL anLadığını anLatmak zorunda değiLdir. Merak eden ßir yerLerini sıkıp pekaLa kendi dü$üncesini oLu$turaßiLir, ha? Yazan ki$i ßeLki ßir ara, keyfi yerindeyse ve canı o konuya dair cümLe kurmak isterse; ßekLediğin yazıyı ekranda görmeni sağLayaßiLir.. Ne de oLsa misafir umduğunu değiL; ßuLduğunu okur; okumasa da oLur. |
posted by Jaérn. @ 11:06  |
|
|
|